The Lorax 6.4
Mulan 7.6
Klaus 8.2
Devamı...

Animasyon Filmleri – En Yeni ve Kaliteli Filmler

Animasyon, resimlerin hareketli görüntüler olarak görünmesi için değiştirildiği bir yöntemdir.

Geleneksel animasyonda çizimlerin fotoğrafı çekilir veya elle boyanmış şeffaf selüloit levhalar filmin ilgili karelerin üzerinde fotoğraflanır. Günümüzde ise animasyonların çoğu bilgisayar tarafından oluşturulan görüntülerle (CGI) yapılır. Bilgisayar animasyonları çok detaylı 3 boyutlu animasyonlar olabilirken, 2 boyutlu bilgisayar animasyonları da, estetik amaçlarla, düşük bant genişliğinde, gerçek zamanlı veya hızlandırılmış/yavaşlatılmış olarak sunulabilmektedir. Bir diğer yaygın animasyon yöntemi de “stop motion” denilen, kağıttan (cutout animation), kuklalardan (muppet), ya da kil gibi maddelerle oluşturulan figürlerle (claymotion) yapılan animasyonlardır.

Genelde animasyon filmleri, birbirinden minimal düzeyde farklı olan ardışık görüntülerin hızlı bir şekilde artmasıyla elde edilir. Genel olarak hareketli görüntülerde olduğu gibi görsel ilizyonun phi fenomenine ve beta hareketine dayandığı düşünülüyor, ancak kesin nedenler hala belirsizdir.

Sıralı görüntü örnekleri sanat tarihi boyunca ara sıra bulunabilse de 1833 te icat edilen Phenakistikop’tan önce sanatçıların yaratımlarını hareket halinde gösterebilmelerini sağlayan herhangi bir teknoloji yoktu. Bu sanat türünün başlangıcı olarak, kuklacılık, otomata, gölge oyunu gibi sanat formları gösterilmektedir.

1888’de ardışık hareketli resimler gösterebilen Optik Tiyatro’nun patentinin alınmasından sonra gösterimleri başlayan Pantomimes Lumineuses animasyon filmleri serisi, animasyon türünün ilk örneği kabul edilir. 3 filmden oluşan serinin filmleri 10 ila 15 dakika uzunluğundaydı ve 300 ila 700 karenin ardışık gösteriminden oluşuyordu. Ekim 1892'den Mart 1900'e kadar, Paris'teki Musée Grévin'de toplam 500.000 ziyaretçiye 12.800'den fazla gösterim yapıldı.

Filmin popüler bir hale gelmesinden birkaç yıl sonra bazı optik oyuncak üreticileri, genellikle canlı aksiyon film görüntülerinden elde edilen görüntülerden oluşturdukları animasyon oyuncaklarını yapmaya başladı. Tiyatrolarda neredeyse hiç animasyonun görülemediği bir zamanda, çocuklar bu animasyon döngülerini evlerinde izleyebiliyordu.

Segundo de Chomón, Arthur Melbourne-Cooper, Edwin S. Porter ve J. Stuart Blackton, gibi bazı erken dönem film yapımcıları, muhtemelen 1899'dan beri stop-motion animasyonu deniyorlardı fakat ilk başarılarını 1907 yapımı Blackton's The Haunted Hotel isimli filmle elde ettiler.Görünüşe göre kendi başlarına hareket eden nesneler izleyicileri oldukça şaşırtıyordu. Kısa filmin bu başarısı diğer film yapımcılarına da bu yeni tekniği denemeleri için ilham verdi.

Kısmen bir kara tahta üzerinde, kısmen de kesik çizgilerle canlandırılan J. Stuart Blackton'un Komik Yüzlerin Mizahi Aşamaları (1906) genellikle standart resim filmindeki ilk animasyon filmi olarak kabul edilmektedir.

Geleneksel (elle çizilmiş) animasyon olarak bilinen en eski örnek ise Émile Cohl'un 1908’de yaptığı Fantasmagorie’dir.

1910’dan sonra üretilen animasyon filmleri sayılarında ciddi bir artış yaşanmaya başladı. 1911’de Küçük Nemo ile animasyon macerasına başlayan Ladislas Starevich’e 1914’te Dinozor Gertie ile Winsor McCay katıldı. Özellikle Starevich ve McCay tarafından bu yıllardan itibaren sayısız animasyon yayınlandı.

1914’te yayınlanan Dinozor Gertie’de ilk defa bir animasyona insan dahil oldu. Filmde çizilmiş bir manzarada Dinozor Gertie ile etkileşime giren McCay'in canlı kaydını içeren bir sahne bulunmaktadır.

Bu yıllarda animasyonlu çizgi film üretimi endüstri haline geldi. Her biri üzerlerinde farklı bir karakter çizilen iki şeffaf hücrenin ve opak bir arka planın birlikte görüntüyü oluşturmak üst üste konularak fotoğraflanmasıyla yapılan Cel Animasyon’un patentini alan Earl Hurd yüzyılın geri kalanı boyunca bu sektörü domine etti.

1928’de Streamboat Willie ile başlayan Mickey Mouse serisi Walt Disney’in stüdyosunu oldukça önemli hale getirdi. 1932’de Tecnicolor firmasıyla anlaşan Walt Disney aynı yıl Flowers and Trees isimli ilk renkli animasyon filmini yayınladı.

1960’a kadar sürecek dönem Amerikan animasyon filmleri için altın çağ olarak görülmektedir. Bu dönemde üretilen başlıca animasyonlar ve karakterler; Walt Disney Stüdyoları’ndan Goofy (1932), Donald Duck (1934), Daffy Duck (1937), Bugs Bunny (1938/1940), Tweety (1941/1942), Wile E. Coyote, Road Runner (1949), Fleischer/Paramount Stüdyoları’ndan Betty Boop (1930), Temel Reis (1933), Supermen (1941), Casper (1945), MGM Stüdyolarından Tom ve Jerry (1940 ) ve Droopy, 20th Century Fox’tan Mighty Mouse (1942), United Artist’den Pink Panter (1963) gösterimleri yanında üretilen oyuncaklar ve lisanslı ürünle birlikte ciddi başarılara imza attı.

1970’lerde nisbeten daha ucuz olan lisans ücretleri “anime” olarak bilinen Japon animasyonlarının çekici hale gelmesinde önemli rol oynamıştır. Bu sayede uluslararası dağıtım ağını genişleten anime, günümüzde oldukça sevilen bir tür animasyon olarak tüm dünyada tanınmaktadır.

Geleneksel animasyon film stüdyoları, 1990'lardan bu yana gişe istatistikleri daha ucuz ve daha kârlı görüldüğü için çoğunlukla bilgisayar animasyon filmleri üretmeye geçti. 1995 yılında yayınlanan ilk uzun metrajlı animasyon filmi Toy Story ile birlikte bilgisayar animasyonu popüler hale geldi.

2008 yılında ABD’de animasyon pazarı 68,4 milyar doları değerindeydi. Bir sanat ve endüstri olarak animasyon, düşük maliyetleri ve sunduğu yaratıcılık imkanları nedeniyle gelişmeye devam ediyor. Animasyon türü 2004-2013 yıllarında %52 ile tüm film türleri içinde en yüksek brüt kar marjını elde etmiştir.